y.m.k @ msn.com

Siyasetin yolları, her zaman keskin virajlarla doludur.

Kimi partiler bu virajları hızla döner, kimileri ise ne yöne gideceğini bilemeden savrulur.

Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) son dönemdeki hali, işte tam da böyle bir savrulma hikayesine benziyor.

Bakın, daha geçen gün BBP Kocaeli İl Başkanı Metehan Küpçü, Gebze İlçe Kongresi’nde kürsüye çıktı ve “Terörsüz Türkiye’yi kim istemez, hepimiz isteriz” dedi.

İlk bakışta bu cümle, hepimizin kalbine dokunan bir temenni gibi duruyor, değil mi?

Sormadan edemiyorum…

BBP, kendi yolunu mu çiziyor, yoksa MHP’nin tabanına seslenmeye mi çalışıyor?

***

DİLOVASI’NDAKİ GÖÇ

Siyaset sahnesinde her hamlenin bir karşılığı vardır.

BBP, Cumhur İttifakı’ndaki ortaklığını korurken, MHP’nin güçlü tabanına göz kırpıyor gibi görünüyor.

Ama Dilovası’na baktığınızda ortaya çok daha ilginç bir tablo çıkıyor.

BBP’den kopan isimler, MHP’ye katılıyor.

BBP Dilovası eski ilçe başkanı Emrah Yakar’ın MHP’ye katılım sözlerini hatırlayalım.

“Mesele hangi partide olduğumuzdan çok, hangi mücadelede kiminle yürüdüğümüzdür.”

Ne kadar açık ve net bir ifade, değil mi?

İnsan bu cümleyi okuyunca şunu düşünüyor…

Demek ki BBP’nin içindeki bazı isimler bile bu ‘mücadele’ meselesinde daha cesur ve güvenli bir limanı MHP’de buluyor.

***

MİLLETİN GÖZÜ SAMİMİYETTE

Şimdi burada biraz durup bir şey sormak istiyorum.

Sizce millet, bir partiyi neye göre değerlendirir? Söylediği büyük sözlere mi, yoksa attığı net adımlara mı?

Benim cevabım çok net…

Samimiyet!

BBP, bir yandan Cumhur İttifakı’nın paydaşı olarak hükümet politikalarını destekliyor, diğer yandan MHP’nin sahasına girerek tabana oynamaya çalışıyor.

Fakat ortada, milletin güvenini kazanacak güçlü bir irade gösterilemiyor.

Çünkü ya net bir şekilde ittifakın yükünü sırtlanacaksınız ya da tıpkı Zafer Partisi ya da İYİ Parti gibi, başka bir yol seçip eleştirilerinizi açıkça ortaya koyacaksınız.

BBP ise bu ikisinin tam ortasında, ‘konfor alanında’ bir siyaset yürütüyor gibi görünüyor.

Ve millet, bu gri alanı pek sevmiyor.

***

İÇERDEKİ ÇALKANTI: BİR SKANDAL

BBP’nin samimiyet sorunu sadece siyasi söylemlerle sınırlı değil.

Dilovası’nda yaşanan bir skandal hala akıllarda!

Parti yöneticilerinden biri cinsel saldırı suçlamasıyla tutuklandı.

Daha bu olayın sıcaklığı geçmeden, BBP Dilovası İlçe Başkanı Cihan Sevinç, sosyal medyadan bu yöneticiyi ismiyle ifşa etti.

Ama ne oldu biliyor musunuz? Üzerinden yarım saat geçmeden o paylaşımı sildi!

Şimdi size soruyorum, bu nasıl bir yönetim anlayışı?

Hem kendi yazdığınız listeye bu ismi koyuyorsunuz, hem de birkaç saat sonra aynı kişiyi ifşa ediyorsunuz ve sonra paylaşımı siliyorsunuz…

Bu tablo, dışarıdan bakan için güven vermiyor.

***

KAZAN-KAZAN MANTIĞI İLE SİYASET

Siyaset, bir satranç oyunu gibidir.

Kimi zaman risk alırsınız, kimi zaman bir hamleyi geri çekersiniz.

BBP ise şu anda ‘kazan-kazan’ mantığıyla bir şeyler yapmaya çalışıyor gibi görünüyor.

Cumhur İttifakı’nın bir ortağı olarak ittifaktan kopmadan ayakta kalmak, ama bir yandan da kendi tabanını büyütmek istiyorlar.

Fakat işte burada büyük bir sorun var!

Ne tam anlamıyla net bir duruşları var, ne de yeni bir heyecan yaratabilecek bir politikaları.

***

MHP’NİN TABANI NEDEN DAHA GÜÇLÜ?

MHP, yıllardır devletin bekası için bedel ödemiş bir hareket. Bu nedenle tabanında güçlü bir güven duygusu var.

BBP ise son dönemde bu güveni yakalamakta zorlanıyor.

Dilovası’ndaki tablo da bunu gösteriyor.

BBP’den kopan isimler MHP’ye yöneliyor.

Bu, sadece bir tercih değil; aynı zamanda bir güven göstergesi.

***

GÖLGELERİN OYUNU

Burada bir benzetme yapmak istiyorum.

Siyaset, bazen gölgelerin oyununa benzer.

Güneş tepeden vurduğunda gölgeler kısalır, gerçek boyutun altında ortaya çıkar.

MHP’nin üzerine doğan güneş şu an tam tepeden parlıyor; gölgesi ayaklarının dibinde.

Ama BBP, farklı bir açıdan vurulan ışığın altında gölgesini olduğundan uzun göstermeye çalışıyor.

Oysa gölgenin boyu, gerçeği değiştirmez.

Gölgeniz ne kadar uzarsa uzasın, asıl ölçü boyunuzun yüksekliğidir.

BBP, gölgesini büyütmeye çalışırken kendi gerçek boyutunu küçültüyor.

***

SON SÖZ: GERÇEK MÜCADELE KİMİN?

Sözün özü, siyaset sadece “Terörsüz Türkiye” sloganlarıyla, büyük nutuklarla yürümüyor.

İnsanlar artık daha fazlasını istiyor!

Duruş görmek istiyor, samimiyet görmek istiyor.

BBP’nin bugün geldiği noktada bu güven duygusunu yaratamadığını düşünüyorum.

MHP’nin tabanı ise, bu testlerden çoktan geçmiş bir hareketin mirasıyla yürüyor.

Şimdi, siz okurken bir kez daha düşünün…

“Gerçek mücadele kimin?”

Millet, kimin hangi safta olduğunu, hangi bedeli ödemeye razı olduğunu artık çok daha iyi görüyor.