y.m.k @ msn.com

Bazen büyük meseleler uzak coğrafyalarda başlar.

Ama etkisi kapımızın önüne kadar gelir.

Bugün Ortadoğu’da yaşanan savaş da biraz böyle.

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan süreç…
Ardından İran’ın misillemeleri…

Füzeler konuşuyor.
Üsler vuruluyor.
Haritalar yeniden çiziliyor.

Kuveyt…
Suudi Arabistan…
Katar…
BAE…
Ürdün…
Irak…

Birçok ülke hedefte.

Türkiye ise şimdilik sessiz bir gökyüzüne sahip nadir ülkelerden biri.

Ama bu durum bizi rahatlatmalı mı?

İşte asıl soru bu.

***

Türkiye son 20 yılda savunma sanayinde önemli adımlar attı.

Yerli hava savunma sistemleri geliştirildi.
Çok katmanlı savunma konsepti oluşturuldu.

Bunun en önemli ayağı ise “Çelik Kubbe”.

Ama açık konuşmak gerekirse…

Türkiye bugün balistik füzelere karşı tamamen kendi imkanlarıyla kendini koruyabilecek noktaya henüz ulaşmış değil.

NATO’nun erken uyarı sistemleri hala önemli bir rol oynuyor.

Bir de yıllardır tartışılan bir konu var.

S-400 meselesi.

Rusya’dan alınan sistem…
Ama aktif değil.

Depoda bekleyen bir savunma sistemi düşünün.

Bir ülke için garip bir durum.

***

PEKİ KOCAELİ NEREDE DURUYOR?

Şimdi haritayı biraz küçültelim.

Türkiye’den Kocaeli’ne bakalım.

Kocaeli sadece bir şehir değil.

Türkiye’nin üretim kalbi.

Veriler bunu açıkça söylüyor.

Kişi başına düşen milli gelirde Türkiye birincisi.
Türkiye araç üretiminin yüzde 44’ü burada.
Kimya sanayisinin yüzde 27’si burada.

Metal, makine, kimyasal, plastik…

Hepsi burada.

Türkiye’nin en büyük 500 şirketinden 79’u üretimini Kocaeli’nde yapıyor.

Limanlar…

Dev lojistik hatları…

Marmaray…

Osmangazi Köprüsü…

Kuzey Marmara Otoyolu…

Türkiye’nin damarları burada birleşiyor.

Yani açık konuşalım.

Kocaeli sadece bir şehir değil.

Türkiye ekonomisinin motoru.

***

Sanayi varsa risk de vardır.

Hele ki kimya sanayi varsa…

Risk daha büyüktür.

Örneğin Dilovası.

Bu ilçede yüzlerce kimyasal tank bulunuyor.

Her biri devasa.

Her biri potansiyel bir felaket.

Üstelik yerleşim alanlarının hemen yanında.

Normal zamanlarda bile bu durum tartışma konusu.

Peki ya savaş senaryosunda?

Bir balistik füzenin düşmesi halinde…

Ortaya çıkabilecek tabloyu düşünmek bile zor.

Kimyasal patlamalar.

Zehirli gazlar.

Zincirleme felaketler.

Sadece Kocaeli değil…

Marmara’nın büyük bölümü etkilenebilir.

***

Eskiden kriz dediğimizde aklımıza ne gelirdi?

Deprem.
Sel.
Yangın.

Şimdi listeye yeni bir başlık ekleniyor.

Savaş.

Modern şehirler artık sadece afetlere değil…

Stratejik saldırılara karşı da hazırlıklı olmak zorunda.

Kocaeli gibi bir sanayi üssü için bu konu daha da kritik.

***

KOCAELİ’NİN ÜZERİNDE NASIL BİR GÖKYÜZÜ VAR?

İşte asıl mesele burada.

Kocaeli Türkiye’nin sanayi kalbi.

Donanma burada.

Stratejik limanlar burada.

Petrokimya tesisleri burada.

Ulaşım hatları burada.

Ama bütün bunların üzerinde…

Nasıl bir hava savunması var?

Bu sorunun cevabı kamuoyunda çok konuşulmuyor.

Belki konuşulması da istenmiyor.

Ama konuşulması gerekiyor.

Çünkü güvenlik sadece sınırda başlamaz.

***

Gökyüzüne bazen sadece hava durumuna bakmak için bakarız.

Bulut var mı…

Yağmur yağacak mı…

Ama artık başka bir şey daha düşünmek gerekiyor.

O gökyüzü bizi ne kadar koruyor?

Kocaeli gibi bir sanayi devinin üzerinde bir “çelik kubbe” var mı?

İşte bugün belki de en çok sormamız gereken soru bu.