y.m.k @ msn.com

Avrupa Parlamentosu’nun hazırladığı raporlara bakıldığında dikkat çeken bir ayrıntı vardır.

Raporlarda Ülkü Ocaklarının adına yer verilir.

Peki neden?

Türkiye’de milliyetçi olduğunu söyleyen başka siyasi partiler ve oluşumlar yok mu?

Elbette var.

Hatta bazıları milliyetçiliği yalnızca göçmen karşıtlığı üzerinden anlatıyor.

Bazıları ise kendisini milliyetçiliğin tek temsilcisi gibi göstermeye çalışıyor.

Ancak bu yapıların isimleri aynı raporlarda yer almıyor.

Bu durum üzerinde düşünmek gerekiyor değil mi?

Uluslararası kuruluşlar, etkisiz gördükleri yapılarla ilgilenmediklerini anlıyoruz..

Onlar daha çok toplumsal karşılığı olan, etkili gördükleri oluşumları takip ediyor..

Bunun en basit örneği futbol.

Bir takım, rakibin en etkili oyuncusuna özel önlem alır.

Maçın sonucunu değiştirmeyecek oyuncular için ayrı bir plan yapılmaz.

Yedek kulübesinde bekleyen futbolcular gibi..

Siyasette de benzer bir durum.

Bir yapının sürekli raporlarda yer alması, onun yakından takip edildiğini gösterir.

Diğerlerinin adının hiç geçmemesi ise muhattaplarının ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur.

Bu nedenle mesele yalnızca bir raporda ismin geçmesi değildir.

Asıl soru şu...

Neden bazı yapılar özellikle takip edilirken, bazıları hiç gündeme gelmiyor?

Tekrar soruyorum..

Neden MHP ve Ülkü Ocakları dışıdaki milliyetci siyasi partiler bu raporlarda yok!

Cevabı herkes kendi bakış açısıyla verebilir.

Ancak unutulmamalıdır ki bazen en dikkat çekici ayrıntı, yazılanlardan çok yazılmayanlardır.