y.m.k @ msn.com

Bazen bir ilçeyi anlamak için binalara, fabrikalara ya da rakamlara bakmak yetmez.

Bir ilçeyi gerçekten anlamak istiyorsanız, o ilçeyi yöneten insanlara bakarsınız.

Çünkü şehirleri beton değil, insanlar yönetir.

Son zamanlarda Dilovası’na baktığımda aklıma sık sık aynı benzetme geliyor

Sanki ilçenin bazı kurumlarında “Şampiyonlar Ligi” kadrosu kurulmuş gibi.

Elbette herkes mükemmel değildir.
Ama bazı isimler var ki yaptıkları işlerle farklarını hissettiriyorlar.

Biraz onlardan bahsedelim.

 

****
Dilovası İlçe Emniyet Müdürü Mustafa Serhat Canbaz…

Bir ilçede emniyet müdürü konuşuluyorsa bunun iki sebebi vardır.
Ya hiç görünmez…
Ya da görevini ciddiye alan..

Mustafa Serhat Canbaz ikinci gruba giriyor.

Bir dönem Dilovası’nda bazı kesimlerden sık sık şu cümleyi duyardım..

“Yusuf Bey bu emniyet müdürü bize nefes aldırmıyor.”

Şikayet edenlere bakıyorsunuz…
Siyasi görüşleri farklı.
AK Parti’lisi de var, muhalifi de var.

Ama ortak noktaları başka.

Ceza yemişler!

Hal böyle olunca emniyet müdürünü sevmemeleri de doğal.

Ama benim öğrendiğim ve anladığım kadarıyla Canbaz’ın yaptığı şey çok basit.

Kanun ne diyorsa onu uygulamak.

Kimsenin rengine bakmadan.
Kimsenin siyasi kimliğini önemsemeden.

İşte devlet adamlığı tam da burada başlıyor.

Ama benim aklımda kalan asıl sahne başka.

Dilovası’nda 8 Kasım’da yaşanan yangın faciasından sonra…
Acılı aileler belediye meclis toplantısına gelmişti.

Orada bir aile bireyi öfkeyle bağırıyor, çağırıyor.
Salonda herkes sessiz.

O anda müdahale eden tek kişi vardı.

İlçe Emniyet Müdürü.

Yanına gidiyor.
Konuşuyor.
Sakinleştiriyor.

Yani sadece güvenliği sağlamıyor.
Toplumsal huzuru da koruyor.

Dilovası geçmişte çok olay gördü.
Ama çoğu zaman emniyet müdürlerini ön saflarda pek görmezdik.

Mustafa Serhat Canbaz bu anlamda farklı bir profil çiziyor.

***
Dilovası İlçe Müftüsü Dr. İbrahim Köç…

Kendisiyle henüz yüz yüze tanışma fırsatım olmadı.

Ama bazen insanları tanımak için el sıkışmak gerekmez.
Yaptıkları yeter.

Eskiden ilçelerde şöyle bir tablo görürdük.

Cenaze varsa…
Ön sıralarda kim olurdu?

Siyasi gücü olanlar.

Ama toplumun sessiz kesimleri…
Yani kimsesizler, yalnız yaşayanlar, ekonomik gücü zayıf insanlar…

Onların cenazelerinde çoğu zaman kimseyi göremezdiniz.

Son dönemde Dilovası’nda farklı bir manzara var.

Bir cenaze varsa…
Özellikle de sahipsiz bir cenazeyse…

Orada çoğu zaman İlçe Müftüsü Dr. İbrahim Köç’ü görüyoruz.

Siyasilerin, kanaat önderlerin gitmediği yerlere gitmek…

Aslında din adamlığının özü biraz da budur.

Bir başka dikkat çekici durum daha var.

Dilovası’nda son zamanlarda insanlar birbirine şöyle diyor “Bugün müftü hocanın vaazı nerede?”

Ve gerçekten de…

Hangi camiye gidiyorsa, onu takip eden bir cemaat oluşmuş durumda.

Bu da bir şeyin göstergesi.

Samimiyetin.

***

Gelelim İlçe Milli Eğitim Müdürü Azmi Tunç’a…

Dilovası eğitim camiası uzun yıllar farklı dönemler yaşadı.

Ama Azmi Tunç’un gelişiyle birlikte ilçede bambaşka bir hava oluştu.

Ben açık söyleyeyim…

Dilovası’nda bugüne kadar köylere çıkan, traktörün üstüne oturan bir bürokrat görmemiştim.

Siyasiler bile yapmamış bunu.

Ama Azmi Tunç yaptı.

Bir fotoğraf paylaştı.
Traktör üstünde.

Mesaj çok net..

“Dilovası sadece sanayi değildir.”

Bu ilçede köyler de var.
Toprak da var.
Doğa da var.

Yıllardır sanayi kimliğiyle anılan Dilovası’nın farklı bir yüzü olduğunu anlatmaya çalışıyor.

Bunu da sadece konuşarak değil…
göstererek yapıyor.

Sosyal medya paylaşımlarına bakınca şunu görüyorsunuz..

Bir eğitim müdüründen çok, sanki Dilovası’nın gönüllü tanıtım elçisi gibi çalışıyor.

İlçenin imajını değiştirmek kolay değildir.

Ama küçük adımlar bazen büyük değişimlerin başlangıcıdır.

***

Dilovası Devlet Hastanesi Müdürü Şükrü Gözalan…

Sağlık kurumlarında genelde vatandaşın ilk aklına gelen kişi başhekim olur.

Şikayet varsa…
Talep varsa…

“Başhekimle görüşmem lazım” denir.

Ama Dilovası Devlet Hastanesi’nde farklı bir durum var.

Ben birçok kez şuna şahit oldum.

Başhekimi aramaya gerek kalmadan
hastanedeki meselelerin çözüldüğü oluyor.

Çünkü hastanenin idari tarafını güçlü tutan bir yönetici var.

Şükrü Gözalan.

Bazen bir kurumun iyi çalışması için ön planda olmanıza gerek yoktur.
Sistemi doğru kurmanız yeterlidir.

Başhekim şanslı.

Ama asıl şanslı olan…

Dilovası halkı.

****

Bütün bu tabloya uzaktan bakınca insan ister istemez şunu düşünüyor.

Demek ki bir ilçenin kaderini bazen birkaç iyi yönetici değiştirebiliyor.

Emniyette disiplin, müftülükte samimiyet, eğitimde vizyon, sağlıkta düzen…

Dilovası’nda son dönemde bazı kurumlarda oluşan bu tablo gerçekten dikkat çekici.

Elbette kusursuz bir yönetimden bahsetmiyoruz.
Ama işini ciddiyetle yapan, koltuğunu makam olarak değil sorumluluk olarak gören yöneticiler ortaya çıktığında bir ilçenin havası da değişiyor.

Benim en büyük temennim ise...

Bugün dikkat çeken bu isimlerin sayısı umarım yarın daha da artar.

Çünkü açık konuşmak gerekirse…

Kocaeli’nin birçok ilçesinde böyle bir uyumu ve sahada görünür olan yöneticileri aynı anda görmek pek kolay değil.

Bu anlamda Dilovası belki de farkında olmadan önemli bir şansa sahip.

Umarım bu şans korunur.
Umarım bu anlayış büyür.

Çünkü bir ilçenin gerçek gücü, sahip olduğu fabrikalarla değil…

Görevini hakkıyla yapan yöneticileriyle ölçülür.