y.m.k @ msn.com

Bugün Dilovası’nda gazetecilik adına yaşanan çarpıklıkları ve bu mesleğin nasıl bir çıkar aracı haline getirildiğini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bazıları sahte gazete sayfası hesaplarıyla iftira ve karalama kampanyaları yürütürken, kimileri ise kimliğini gizlemeden aynı oyunu oynuyor.

Peki, bu karanlık oyunların perde arkasında neler var?

Amacım, halkın gerçekleri öğrenmesini sağlamak ve kutsal bir meslek olan gazeteciliği lekeleyen zihniyetlere dikkat çekmek.

Bugün bahsetmek istediğim kişi, kendisini gazeteci olarak tanımlayan Ekrem Meral ve onun yürüttüğü operasyonlar.

Ne yazık ki gazetecilik, halkı bilgilendirme ve adaleti savunma sanatıyken, bazıları için yalnızca menfaat sağlama ve tiyatro sahnesi kurma aracına dönüşmüş durumda.

****

Birkaç gün önce, önceki dönem Belediye Başkanı Hamza Şayir’in Diliskelesi Mahalle Muhtarı Adem Kaya’yı ziyaret ettiği haberi gazetemiz 41Havadis’te yer aldı.

Haberi hazırlarken tek amacımız, halkın bilgi edinme hakkına hizmet etmekti.

Ancak kısa bir süre sonra Ekrem Meral, bu haber üzerinden şahsımı isim vermeden ve gazetemizi hedef alarak algı yaratmaya yönelik bir yazı yayınladı. 

• Gazetemizin logosunu montaj ile kendi haber sitesinde kullanıyor.

• Haberin altına bazı iddialar ekleyerek hem Hamza Şayir hem de Temizlik İşleri Müdürü Recep Karakoç hakkında bilgiler yayınlıyor.

• Gelen tepkiler üzerine 41Havadis'in logosunu kaldırıyor.

Ama bu seni kurtarmaz operasyon çocuğu..

Öncesi ve sonrası yan yana duruyor ve kimin ne niyetle hareket ettiği artık ortada.

Ekrem Meral, bu haber üzerinden kendisini cesur gazeteci, bizi ise yalaka olarak göstermeye çalıştığını anlıyorum.



***

Hamza Şayir görevdeyken ve makamında otururken, ne bir eleştiride bulundu ne de yanlış gördüğü bir konuyu dile getirdi.

Neden mi? Çünkü menfaatleri, gerçekleri yazmasına engeldi.

Ancak bugün, Hamza Şayir makamından ayrılınca, birden bire sözde cesur gazeteci rolüne büründü.

Halkımızın vicdanına soruyorum..

Birini eleştirmek için, o kişinin artık makam sahibi olmamasını beklemek cesaret midir, yoksa korkaklık mı?

Ben bir gazeteci olarak, önceki dönem Belediye Başkanı Hamza Şayir’in makamında oturduğu dönemde onu çok eleştirdim..

Sizlerde şahit oldunuz.

Cesaret, bir lider koltuğundayken yanlışlarını yazabilmektir. Ben bunu yaptım.

Sen neler yaptın Ekrem birlikte bakalım:

1. Hamza Şayir döneminde sessizlik:

Hamza Şayir’in görevde olduğu dönemde, belediyeden çıkar sağlayarak oğlunu belediyeye aldırdı ve ardından kaymakamlığa göndertti.

Bu dönemde kendini gazeteci gören Ekrem'in tek bir eleştirisi bile yok. Ama bugün, makamdan ayrılmış bir kişiye karşı sözde cesur gazeteci kesildi.

2. Dilovası Kent Konseyi Seçimleri:

Hamza Şayir’in desteklediği adayın kazanması için halkın desteklediği Ercan Teker’e karşı çeşitli ayk oyunlarla operasyon düzenledi.

Konuyu merak edenler Ercan Teker'e sorabilir.

3. MHP’ye Yönelik Operasyonlar:

MHP’nin genel merkez kararıyla görevden alınan başkan yardımcısı Cihan Sevinç için MHP Dilovası ilçe teşkilatına ve Dilovası Belediyesine karşı operasyonların arkasında olan kişi kim mi? 

Ekrem Meral...

Kendisine sorulduğunda “Ben gerçek ülkücülerin yanındayım” gibi bir savunma yapıyor.

Elinde bir “ülkücü metre” olduğunu sanarak kim daha çok ülkücü bunu ölçmeye çalışıyor.

Ama biz biliyoruz ki, Cihan Sevinç ile aynı şirkette ortak.

İşte belgesi

 

****

Bu nasıl bir gazetecilik anlayışıdır?

Ben, önceki dönem Belediye Başkanı Hamza Şayir görevdeyken, onun karşısına çıkarak yanlış gördüklerimi cesurca yazdım.

O zamanlar Hamza Şayir’in elinde tüm yetkiler varken, “kral tahta otururken” eleştirilerimi dile getirdim.

Peki ya Ekrem Meral?

O gün sessizdi. Sağır, dilsiz ve bugün ki gibi etkisizdi.

Çünkü menfaatleri onu susturmuş.

Ancak Hamza Şayir koltuktan indikten sonra, birden cesur gazeteci rolüne büründü.

Şimdi de bana yani 41Havadis'e  “Neden Hamza Şayir’i eleştirmiyorsun?” demeye çalışarak algı operasyonu yapmaya çalışıyor.

Hadi oradan Operasyon Çocuğu..

Yeni başkanda koltuktan inmesiyle aynı şeyleri ona da yapacağını hepimiz biliyoruz.

Bu gazetecilik değil, bir tiyatro oyunu..

***

Dilovası’nın gerçek gazetecilere ihtiyacı var.

Halkın çıkarını gözeten, doğruyu yazan, adil gazetecilere…

Operasyon çocuklarına değil!

41Havadis olarak geçmişte nasıl doğruları yazdıysak, bugün de aynı çizgideyiz.

Dilovası halkının haklarını savunmaya, gerçekleri yazmaya ve bu şehri sahte cesaret gösteren operasyon çocuklarına teslim etmemeye devam edeceğiz.

Ve şimdi..

Ekrem Meral, yarın gerçekleşecek olan Dilovası Engelliler Derneği başkanlık seçimine yönelik  operasyonlarına çoktan başlamış durumda.

Bende yakından takip ediyorum..

Merak etme Dilovası...