y.m.k @ msn.com

Dilovası, gün geçtikçe Kocaeli’nin geri kalmış ilçeleri arasında yerini korumaya devam ediyor.

Kural yok…

Düzen yok…

Adeta güçlü olanın hükmettiği bir yer haline geldi.

Vatandaş soruyor…

“Dilovası kaymakamı yok mu?”

Var tabii.

GÖSTERİŞTEN UZAK, bir kaymakamımız var.

Ama mesele, bazı uygulamalarda saklı.

Dilovası Belediyemizin 2025 bütçesi 945 milyon TL.

Bunun neredeyse yarısı  477 milyon 715 bin TL personel giderine ayrılmış.

55 binlik nüfusa göre bu yük ağır.

Vatandaşın sorduğu soru..

“Bu kadro büyüklüğü bize daha çok hizmet olarak mı dönüyor?”

Dem Parti Meclis Üyesi Yavuz Yol’un işaret ettiği gibi, personel maaşları normalde olması gereken personel oranı %30-40 iken bizim oran %50’yi geçmiş.

Bu tablo, belediyenin hizmet değil, maaş ödemeye odaklanmış gibi görünmesine neden oluyor.

Fakat asıl kafa karıştıran konu şu!

Belediyede tek bir gün bile çalışmadan, doğrudan kaymakamlığa gönderilmiş bir personel var.

Kimin döneminde olduğunu merak edenler için belirteyim.

Önceki dönem Dilovası Belediye Başkanın Hamza Şayir’in son yılında.

Girişi belediyeye yapıldığı gün aynı gün kaymakamlığa gitmiş yani!!

Ve evet, bu kişinin görevi kaymakamın fotoğrafçılığı.

İnanılır gibi değil ama gerçek.

KPSS’ye girip ter döken, yıllarca sınav kazanamayıp devlet kapısında iş bulamayan gençler varken; Dilovası Belediyesi üzerinden öyle bir yöntem işletilmiş ki, sınavsız ve hiçbir prosedüre takılmadan kamu kurumuna girmenin adeta “arka kapısı” açılmış.

Adeta şu soruyu sorduruyor..

“KPSS ile memur olamayanlar devlet kurumuna nasıl giriyor?”

İşte cevabı, Dilovası’ndaki bu örnekte gizli.

Dahası, bu fotoğrafçı önceki dönemde belediyeye alınmış  ama belediyede çalıştığını iddia edecek, “Yanında çalıştım” diye parmakla gösterecek tek bir kişi bile yok.

Yani belediyenin personel ödeme listelerinde adı yazılı, ama belediyenin kapısından içeri girdiğine şahit olan yok.

Buradan açıkça soruyorum!

Bir fotoğrafçı için kamuyu besleyecek, kurumları zorlayacak bir yönlendirme yapmak doğru mudur?

Kaymakamlık gerçekten bu kadar mı fotoğrafçısız kaldı da böyle bir yöntem izlendi?

Yoksa asıl mesele, bizim bilmediğimiz bir önemli konuysa o başka..

Ve bir gerçek daha var!

Dilovası’nda işe girmek isteyen çok sayıda insan var.

Herkes belediyede çalışmayı arzu ediyor ama fırsat bulanlar sınırlı.

Hayal etsenize…

Yarın sabah yüzlerce kişi Kaymakamlık kapısına dayanıp içeri girse ve “Sayın Kaymakamım, işe girmek istiyoruz belediye başkanına bir telefon eder misiniz lütfen?” dese…

Bence bu tablo, son derece öğretici olurdu.

Çünkü bugün siyasetin peşinde koşanlar, tanıdık kollayanlar, “benim adamım” diye ısrar edenler var..

Yarın bu yöntem, Dilovası’nda işe girmek isteyen herkesin aynı kapıya yönelmesine yol açar.

O fotoğrafçı örneği, bu döngünün ne kadar yanlış olduğunu gözler önüne seriyor.

Benim merak ettiğim net bir soru daha var..

Kaymakamlıkta kaç belediye personeli çalışıyor?

Bu liste şeffaflaşsın, kamuoyuyla paylaşılmalı.

Ben de önümüzdeki günlerde elde ettiğim bilgileri okuyucularımızla paylaşacağım.

Unutmayalım!

Makamlar gelip geçer.

Geriye kalan ise yapılan işlerin hesabıdır.

Bugün çekilen güzel fotoğraflar, yarın yanlışların üzerini örtemez.

VE SON SÖZ

Başkan Ramazan Ömeroğlu, göreve geldiğinde “kim ne iş yapıyor” diye personeli tek tek incelemek için özel bir ekip kurmuştu.

O ekip, belediyedeki işi ve görevi netleştirmek, kayıt dışını temizlemek için adımlar atmıştı.

Sayın Ömeroğlu’na soruyorum.

Belediyeden kaymakamlığa geçen bu personeller, bu denetim sırasında gözden mi kaçtı yoksa unutuldu mu?

Eğer belediyeye ihtiyacı olan değil de kaymakamlıkta istenerek yerleştirilen personeller varsa, bence yeniden değerlendirilmeli.