Teknoloji ve bilimin hayatın her alanına girdiği bugün bile Türkiye'de pek çok kişi gündelik kararlarını, "uğursuzluk getirir" ya da "uğur getirir" diye aktarılan inançlara göre şekillendiriyor. Kimi zaman aile büyüklerinden öğrenilen bir uyarı, kimi zaman çocukluktan kalma bir alışkanlık olarak yaşayan bu inanç ve ritüeller, toplumun ortak hafızasının önemli bir parçası.

1. Nazar ve Nazar Boncuğu

Türkiye'nin en yaygın inancı nazar. Güzel bir şeye bakıp "kıskanç" bir bakış atıldığında bunun zarar verebileceğine inanılıyor. Bu yüzden evlerin girişine, araçlara, bebeklerin beşiğine ve bileklere nazar boncuğu takılıyor. Boncuk çatladığında "nazarı üzerine aldı" deniyor. Nazardan korunmak için kurşun dökme, sarmısak ve üzerlik tütsüsü gibi yöntemlere de başvuruluyor.

2. Akşam Tırnak Kesmek

"Akşamları tırnak kesilmez" uyarısı pek çok evde hâlâ geçerli. Bunun uğursuzluk ya da ömürden kısalma getireceğine inanılıyor. Bu inancın kökeninde, eski dönemde aydınlatmanın yetersiz olması nedeniyle akşam tırnak keserken yaralanma riskinin bulunması gösteriliyor.

3. Gece Ağzı Sakız Çiğnememek ve Islık Çalmamak

Geceleyin ıslık çalmanın cinleri ya da yılanları çağıracağına inanılır. Aynı şekilde geceleri sakız çiğnemek de "ölü eti yemek" anlamına geldiği düşüncesiyle uğursuz sayılır.

4. Bıçak, Makas ve Ayakkabı Uyarıları

Bıçağın ya da makasın elden ele verilmesi küslüğe ve tartışmaya yol açar denir. Bu nedenle eşya önce masaya bırakılır, sonra alınır. Ayakkabının ters dönmesi ise "kötü haber" ya da "ölüm" işareti kabul edilir; ters duran ayakkabı hemen düzeltilir.

5. Kara Kedinin Yolu Kesmesi

Kara kedinin önünden geçmesi kötü şansın simgesi sayılır. Bazı insanlar yola devam etmeden önce birinin geçmesini bekler ya da başka bir yol seçer. Oysa kara kedinin de beyaz ya da tekir bir kedi kadar zararsız olduğu biliniyor.

6. Kapı Eşiğine Basmamak

Kapı eşiğinin hem evin koruyucusu hem de iyi ve kötü enerjilerin geçiş noktası olduğuna inanılır. Eşiğe basmak, özellikle de gelinin eve ilk girişinde, uğursuzluk getirir diye bilinir. Bu yüzden eşik genellikle atlanarak geçilir.

7. Sağ Elin Kaşınması ve Kulağın Çınlaması

Avuç içi kaşınmasının para geleceğine, sol elin kaşınmasının ise para çıkacağına işaret ettiği düşünülür. Kulak çınlaması için de "biri seni anıyor" denir. Bu durumda hangi kulağın çınladığına bakılır ve kimin anıldığı tahmin edilmeye çalışılır.

8. Ayna Kırılması

Aynanın kırılması yedi yıllık kötü talih olarak yorumlanır. Kırık ayna parçalarının hemen toplanması, bir şey söylenmeden atılması gerektiği düşünülür. Bu inancın temelinde, aynanın insanın ruhunu yansıttığı düşüncesi yatar.

9. Gelin ve Düğünle İlgili Uğur İnançları

Düğünlerde gelinin ayakkabısının altına arkadaşlarının isimlerini yazması, damadın ayağına basması ya da evlenecek kızların gelinin buketini yakalaması gibi pek çok gelenek var. Gelinin ilk adımda sağ ayağıyla girmesi, evin eşiğine ayna ya da bal sürülmesi de mutlu bir yuva için yapılan uygulamalar arasında.

10. Cuma Günü ve Perşembe Akşamı İnançları

Perşembe akşamı ölenler için kandil yakmak, cuma günü yeni bir iş yapmanın hayır getireceğine inanmak gibi uygulamalar hâlâ sürüyor. Kimi aileler Cuma günü yeni iş ya da seyahate çıkmayı uğurlu sayar. Salı günü ise "Salı ağır gündür" diyerek işe başlanmaması gerektiğini söyleyenler de az değil.

Bilim Ne Diyor?

Uzmanlara göre batıl inançlar, belirsizlik ve kontrol edilemeyen durumlar karşısında insanlara psikolojik rahatlama sağlıyor. Bu inançların bilimsel bir dayanağı bulunmasa da toplumsal bağları güçlendiren ve kültürel kimliği yansıtan yönleri bulunuyor.