Dilovası Belediyesi Olağan Mart Ayı Meclis Toplantısı, bugün saat 15.00’te Ercan Dalkılıç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıda gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından gündem dışı söz alan DEM Parti Dilovası Belediye Meclis Üyesi Helin Çınar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu.
“8 MART YALNIZCA BİR KUTLAMA GÜNÜ DEĞİLDİR”
Helin Çınar konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Değerli meclis, kıymetli emekçiler; DEM Parti grubu adına sizleri saygıyla selamlıyorum. Bugün burada 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle söz almış bulunuyorum. 8 Mart yalnızca bir kutlama günü değil; kadınların eşitlik, özgürlük ve insanca yaşam mücadelesini simgesidir. Aynı zamanda yerel yönetimlerin kadınlara karşı sorumluluğunu hatırlatma günüdür.
Bizler yerel yöneticiler olarak şunu çok iyi biliyoruz: Kadınların kentin yaşamına eşit katılımı sağlanmadan hiçbir kent gerçekten gelişmiş sayılmaz. Değerli meclis üyeleri, bugün Dilovası’nda kadınlara yönelik hangi somut ve kalıcı çalışmaları yaptığımızı sormak zorundayız. Kadınlara yönelik meslek kursları, sosyal etkinlikler ya da belirli günlerde yapılan programlar elbette kıymetlidir; ancak tek başına yeterli değildir.
Dilovası’nda bugün bir kadın yaşam merkezi var mıdır? Şiddete uğrayan bir kadın, psikolojik ve hukuki destek alabileceği belediyeye ait kurumsal bir merkeze sahip midir? Ekonomik bağımsızlığını kazanmak isteyen kadınlar için sürekli ve sistemsel bir destek mekanizması kurulmuş mudur? Ne yazık ki bu sorulara net ve güçlü bir ‘evet’ diyemiyoruz.
Oysa Türkiye’nin farklı illerinde, özellikle son iki yılda DEM Parti yönetimindeki belediyelerde kadın odaklı politikaların kurumsallaştığını görüyoruz. Örneğin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nde açılan kadın yaşam merkezlerinde kadınlara psikolojik, hukuki ve sosyal destek sağlanmakta, şiddetle mücadele birimleri aktif şekilde çalışmaktadır. Yine Van Büyükşehir Belediyesi ve Mardin Büyükşehir Belediyesi gibi belediyelerde kadın dayanışma merkezleri; birçok ilçe belediyesinde ise mesleki eğitim atölyeleri ve kadın kooperatifleri desteklenmektedir.
Bu örnekler şunu göstermektedir: Kadın politikası bir tercih değil, bir öncelik meselesidir. Kaynak meselesi değil, irade meselesidir. Dilovası’nı bir sanayi kenti olarak tanımlıyoruz. Sanayi kentlerinde kadın yoksulluğu, güvencesiz çalışma, bakım yükü ve sosyal izolasyon daha ağır yaşanmaktadır. Bu nedenle burada kadınlara yönelik özel ve kapsamlı politikalara daha fazla ihtiyaç vardır.
Bu çerçevede belediye meclisine şu önerileri sunuyorum: Dilovası Belediyesi bünyesinde bağımsız ve bütçesi tanımlı bir Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü kurulmalıdır. İlçemizde en az bir kadın yaşam merkezi açılmalı; burada ücretsiz psikolojik danışmanlık, hukuki destek ve sosyal hizmet sağlanmalıdır. Kadınların ekonomik güçlenmesi için kooperatifleşme desteklenmeli, üretim atölyeleri kurulmalı ve belediye alımlarında kadın emeğine öncelik verilmelidir. Toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifi belediyenin tüm stratejik planlarına entegre edilmelidir.
8 Mart ve 25 Kasım gibi günler yalnızca sembolik etkinliklerle değil, somut politika açıklamalarıyla değerlendirilmelidir. Biz eleştirerek karışıklık değil, çözüm üretmek istiyoruz. Amacımız polemik değil, kadınların hayatına dokunan kalıcı hizmetlerin hayata geçirilmesidir.
Kadınların özgür olmadığı bir kentte kimse gerçekten özgür değildir. Kadınların güvende olmadığı bir kentte hiçbirimiz güvende değiliz. Gelin 8 Mart’ı sadece bir anma günü olarak değil, Dilovası’nda kadın politikalarında yeni bir başlangıç tarihi yapalım. Bu duygu ve düşüncelerle tüm kadınların gününü kutluyor, saygıyla selamlıyorum.”
SOMUT POLİTİKA ÇAĞRISI
Çınar’ın konuşmasında özellikle kurumsal yapının güçlendirilmesi, kadın yaşam merkezlerinin açılması, şiddetle mücadele mekanizmalarının oluşturulması ve kadınların ekonomik hayata katılımını artıracak projelerin hayata geçirilmesi yönünde somut öneriler öne çıktı.
SANAYİ KENTİ VURGUSU
Dilovası’nın bir sanayi kenti olduğuna dikkat çeken Çınar, bu durumun kadınlar açısından daha ağır sosyal ve ekonomik sonuçlar doğurabileceğini belirterek, özel politika ve uygulamaların gerekliliğini vurguladı.





