Bağımsız düşünce kuruluşu Toplum Çalışmaları Enstitüsü (TÇE) tarafından yayımlanan analiz, Türkiye’deki temsil krizine dikkat çekti. Rapora göre Türkiye, Avrupa’da milletvekili yaşı ile toplumun ortalama yaşı arasındaki fark açısından en yüksek ikinci ülke konumunda.

2024 yılı verilerine göre Türkiye’nin nüfus yaş ortalaması 34, ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yaş ortalaması 53. Bu da halk ile seçilmiş temsilciler arasında tam 19 yıllık bir fark olduğunu gösteriyor.

AVRUPA’DA ORTALAMA FARK SADECE 5 YIL

Raporda dikkat çeken bir diğer detay ise Avrupa Birliği ülkelerinde bu farkın ortalama 5 yıl ile sınırlı kalması. Bu durum, Türkiye’de temsilcilerin yaş profili ile toplumun gerçek demografisi arasında büyük bir uyumsuzluk olduğunu ortaya koyuyor.

BEŞ BÜYÜK PARTİNİN VEKİL YAŞ ORTALAMASI AÇIKLANDI

Toplum Çalışmaları Enstitüsü, yalnızca genel tabloyla değil, TBMM’de yer alan büyük partilerin vekil yaş ortalamalarıyla da durumu ayrıntılı olarak ortaya koydu. Verilere göre yaş ortalamaları şöyle:

• İYİ Parti: 55.9
• MHP: 54.9
• CHP: 54.3
• AK Parti: 52.7
• DEM Parti: 48.4

Bu sıralamada DEM Parti, en genç vekil grubuna sahip parti olarak öne çıkıyor. En yüksek yaş ortalamasına ise İYİ Parti sahip.

TEMSİLDE YAŞ UÇURUMU, DEMOKRATİK TEMSİL SORUNUNU TETİKLİYOR

Siyasetteki yaşlanma eğilimi, özellikle genç nüfusun taleplerinin ve sorunlarının karar alma süreçlerine yansımasını zorlaştırıyor. Uzmanlar, bu farkın sadece sayısal bir mesele olmadığını, gençlerin taleplerinin göz ardı edilmesiyle sonuçlanabileceğini belirtiyor.

Ayrıca gençlerin siyasete katılımının sınırlı kalması, partiler arası demokrasi, yenilikçilik ve toplumsal temsil gibi alanlarda da ciddi zaaflara yol açıyor.

TEMSİLİN GELECEĞİ TARTIŞILIYOR

Raporda yer alan bulgular, Türkiye’de siyasal temsil sisteminin genç nüfusla yeterince örtüşmediğini gösteriyor. Avrupa ile kıyaslandığında, Türkiye’nin ciddi biçimde geride olduğu bu alanda, partilerin gençleri daha fazla aday göstermesi ve karar alma süreçlerine aktif katılımını sağlaması gerektiği vurgulanıyor.

TÇE’nin sunduğu analiz, yalnızca mevcut durumu yansıtmakla kalmıyor; aynı zamanda Türkiye demokrasisinin temsilde adalet, kuşaklar arası denge ve geleceğe hazırlık bakımından önemli bir sınavla karşı karşıya olduğunu da ortaya koyuyor.