Tarım ve Orman Bakanlığı, 31 Temmuz 2025 tarihinde taklit ve tağşiş ürünlerle ilgili güncel listesini kamuoyuyla paylaştı. Listede birçok firma yer alırken, en dikkat çeken bulgulardan biri Kocaeli’de üretim yapan Bifet Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi’ne ait oldu. Bakanlık tarafından yapılan denetimlerde firmanın “Dana İspanyol Salam” ürünü üzerinden alınan numunede domuz eti tespit edildi. Skandalın ardından yapılan araştırmalar, olayın yalnızca bu ürünle sınırlı olmadığını, geçmişte de benzer sahtekârlıkların yaşandığını ortaya çıkardı.

YENİ MARKA, ESKİ HİLE: “GURME” VE “7TEPE” DE DOMUZ ETİYLE SUÇLANMIŞTI

Kamuoyunda büyük tepkiye yol açan domuz eti tespiti, daha önceki skandalları da gündeme getirdi. Aynı şirketin geçmişte “Gurme” ve “7Tepe” markalarıyla da piyasada yer aldığı ve bu markalara ait ürünlerde de domuz etine rastlandığı öğrenildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Ekim 2019 tarihli denetimlerinde, Gurme markasına ait sucuk ve macar salam ürünlerinde domuz eti tespit edilmişti. Skandalın ardından bu markaların sessiz sedasız piyasadan çekildiği, ancak aynı şirketin “Bifet” adı altında faaliyetlerine devam ettiği anlaşıldı.

SAHİBİ KİM? TEPKİLERİN ODAĞINDAKİ İSİM: İLKO KÖSE

Bifet/Gurme Gıda San. Tic. Ltd. Şti.’nin sahibi olarak kamuya açık kayıtlarda İlko Köse ismi yer alıyor. Bulgaristan kökenli olduğu belirtilen Köse’nin, Bulgar Ekzarhlığı Ortodoks Kilisesi Vakfı’nda da yönetici olduğu biliniyor. Köse’nin, 2019 yılında ortaya çıkan skandalın ardından markalarının isimlerini değiştirerek faaliyetlerine devam ettiği, ancak içerikteki etik dışı uygulamalara son vermediği iddia ediliyor.

HALKTAN TEPKİ YAĞIYOR: “BİLGİLENDİRME DEĞİL, DENETİM ŞART”

Bakanlık listesi yayımlanır yayımlanmaz sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Vatandaşlar, sadece bilgilendirme yapılmasının yeterli olmadığını belirterek, bu tarz firmalara ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini ifade etti. Gıda güvenliğine dair yaşanan bu tür olaylar, etik değerlere aykırı üretim yapan firmaların sektörde nasıl ayakta kalabildiğini de sorgulatıyor.

AYNI FORMÜL, FARKLI ETİKETLERLE: “GIDA TERÖRÜNÜN ÖNÜNE GEÇİLMELİ”

Uzmanlara göre, etiket ve marka değişikliğiyle yapılan sahtecilik, halk sağlığı açısından ciddi tehditler oluşturuyor. Bu tür olaylar sadece tüketicinin inancını değil, sağlığını da riske atıyor. Tüketiciler ise aynı şirketin yıllar içinde marka değiştirerek tekrar tekrar aynı suçu işlemesine anlam veremiyor.