Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025 tarihinde Ravive Kozmetik’e ait parfüm üretim tesisinde çıkan yangında 3’ü kız çocuğu olmak üzere 7 işçi hayatını kaybetmişti. Olayın ardından başlatılan adli ve idari soruşturmalar sürerken, İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişlerinin hazırladığı ön inceleme raporuna yansıyan ifadeler kamuoyunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

Yangının meydana geldiği fabrikanın ruhsatsız olduğu, 2021 yılında hakkında yıkım kararı bulunduğu ancak bu kararın uygulanmadığı daha önce kamuoyuna yansımıştı. Ayrıca iş yerinde çocuk işçi çalıştırıldığı, sigortasız işçi istihdam edildiği ve mahalle içerisinde faaliyet göstermesi nedeniyle tehlike oluşturduğuna ilişkin çok sayıda şikâyetin sonuçsuz kaldığı iddiaları da soruşturma dosyasına girmişti.

Ailelerin uzun süren hukuk mücadelesinin ardından geçtiğimiz hafta olaydaki ihmal iddiaları kapsamında 7 belediye görevlisi gözaltına alınarak tutuklandı.

MÜFETTİŞ RAPORUNA ESKİ MÜDÜRÜN İFADESİ YANSIDI

Tutuklanan isimlerden biri olan Dilovası Belediyesi eski Yapı Kontrol Müdürü Cihan Sorgucu’nun mülkiye müfettişlerine verdiği ifade de rapora girdi.

T24 yazarı Tolga Şardan’ın haberine göre Sorgucu, ifadesinde Dilovası’ndaki yapılaşmaya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulunarak ilçedeki yapı stokunun büyük bölümünün kaçak olduğunu öne sürdü.

“BELEDİYE BAŞKANI MOBBİNG YAPTI, GÖREVİMİ YAPMAMI ENGELLEDİ”

Sorgucu, müfettişlere verdiği ifadede görev yaptığı dönemde dönemin Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir tarafından sistematik baskıya maruz kaldığını ileri sürdü.

İfadesinde şu açıklamalara yer verdi:

“(…) 2019 yılında yapılan yerel seçimler sonucunda Hamza Şayir belediye başkanı olarak göreve geldi. Göreve başladığı ilk aylardan itibaren tarafıma sürekli baskı yaptı. Mobbinge maruz kalarak görevimi kanunlara uygun olarak yapmamı engelledi. Hamza Şayir, yasalara aykırı talimatlarını yerine getirmediğim için hiçbir ikaz ve uyarı yapmadan beni Fen İşleri Müdürlüğü görevinden alıp Temizlik İşleri Müdürlüğü görevine atadı.

Sonrasında mahkemeyi kazanmama rağmen beni görevime iade etmeyerek mahkeme kararlarını uygulamadı. Bulunduğum birimde görev ve yetki alanında kalan işleri yapmaya çalışırken kanunlara aykırı olan farklı bir talimatını yerine getirmediğim için beni henüz yeni atandığım bu görevden de aldı, Kentsel Tasarım Müdürü olarak görevlendirdi.

Kahramanmaraş depremi sonrasında ‘kanunlara uygun iş yapan kişi’ arayışına cevap olarak beni uygun görmüş ve 17 Mart 2023 tarihinden itibaren Yapı Kontrol Müdürü olarak göreve atadı.”

“KAÇAK YAPIYA TUTANAK TUTMAM ENGELLENDİ”

Sorgucu, Yapı Kontrol Müdürlüğü görevindeyken de benzer baskılarla karşılaştığını öne sürerek ifadesine şu sözlerle devam etti:

“Ancak burada da görevimi yasalara ve kanunlara uygun olarak yapmaya çalışırken, kendi yakın arkadaşına ait olan kaçak yapıya tutanak tutmama engel olmak için Yapı Kontrol Müdürlüğü’nden alarak görevimi yapmama mani oldu.

Sonrasında beni asaleten görevde yükselme sınavı ile kazandığım müdürlük kadrosundan alıp 17 Ekim 2023 tarihinde uzman kadrosuna atadı. Bu karara yapmış olduğum 26 Ekim 2023 tarihli itiraz sonucunda görevime iade edilmeme rağmen yine mahkeme kararlarına uymayarak görevime iade etmedi.

Toplam beş yıllık süreç içerisinde beş farklı birimde görevlendirildim ve sürekli baskıya maruz bırakıldığım için görevimi yapacak imkân ve fırsatlar hiçbir zaman oluşmadı.”

“BİR TUTANAK TUTARKEN BİLE GÖREVDEN ALINIYORDUM”

Sorgucu, kaçak yapıların yıkımının fiilen mümkün olmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı:

“2019-2024 tarihleri arasında belediye başkanı olan Hamza Şayir, birçok toplantısında belediye başkanının yetkilerinin geniş olduğundan ve kendi tabiriyle ‘bir para basmaya bir de adam asmaya gücüm yetmez’ diyerek kanunlara uygun olarak yapmak istediğimiz işlemlere imkân ve fırsat vermedi.

Bırakın herhangi bir yapıyı yıkmayı, bir tutanak tutarken bile 15 dakika içinde ikaz edilmeden, sorgulanmadan, suçumun ne olduğu belirtilmeden görevden alındığım bir ortamda, bir kaçak yapıyı yıkmak imkânsız hale gelmişti.

Toplam görevde kalma sürem olan yedi aylık kısa süre içerisinde yeni kurulan ve imkân olanakları kısıtlı olan bir bütçeyle Dilovası tarihinin tamamını kapsayacak kaçak yapıların yıkımını gerçekleştirme imkânım olmadı. Bunu istememe rağmen buna ne müsaade edildi ne de bu yönde bana zaman tanındı.

Yapı Kontrol Müdürlüğü tarihte ilk defa kurulan yeni bir müdürlük olması nedeniyle bir müdür, iki yazıcı, bir saha görevlisi ve bir zabıta personeli ile oluşturuldu. Yaklaşık 30 yıllık geçmişe ait yıkım dosyalarının devredilmesi ve incelenmesinin zaman alması, yıkım ihalesi düzenleyecek bütçenin ayrılmaması, ekipman ve iş gücü eksikliği nedeniyle program yapılması mümkün olmadı.

Hatta bu konuyla ilgili gerekli yazışmaları yaparak bu imkânsızlığı belirten durumu başkanlık makamına sunulmak üzere Özel Kalem Müdürlüğü’ne yazıyla bildirdim.”

RUHSAT BELGESİ YENİDEN GÜNDEME GELDİ

Soruşturma sürerken, Ravive markasına ait parfüm üretim tesisinin ilk faaliyet adresi olan Mimar Sinan Mahallesi Asalet Caddesi No:28 için düzenlenen iş yeri açma ve çalışma ruhsatı da sosyal medyada yeniden gündeme geldi.

Paylaşılan belgede, söz konusu ruhsatın dönemin Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir’in imzasıyla düzenlendiği görülüyor.

Belgenin yeniden dolaşıma girmesiyle birlikte, tesisin ruhsatlandırma sürecinin nasıl yürütüldüğü, sonraki adres değişikliklerinde gerekli denetimlerin yapılıp yapılmadığı ve ilgili idari süreçlerin mevzuata uygun şekilde işletilip işletilmediği yönündeki tartışmalar yeniden gündeme taşındı.

SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR

Dilovası’ndaki yangına ilişkin adli ve idari soruşturmalar devam ederken, mülkiye müfettişlerinin raporunda yer alan ifadeler ile soruşturma kapsamında elde edilen yeni bilgi ve belgelerin, yargılama sürecinde değerlendirilmesi bekleniyor.