İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından CHP örgütleri ülke genelinde eş zamanlı olarak basın açıklamaları düzenledi. Bu kapsamda CHP Darıca İlçe Başkanlığı da parti binası önünde bir araya gelerek süreci sert sözlerle eleştirdi. İlçe Başkanı Hüseyin Cihan Özaltan, yaptığı konuşmada yaşananları halkın iradesine yönelik bir saldırı olarak değerlendirdi ve şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye, halkın seçme ve seçilme hakkını, halkın iradesini ve seçtiklerini hedef alarak siyasi ömrünü uzatmaya çalışan Erdoğan iktidarının büyük siyasi saldırısıyla güne başladı. Erdoğan ve çevresindeki dar çıkar grubu halkın seçme ve seçilme hakkına açık bir darbe girişiminde bulunmuştur. Bu, millete topyekûn bir saldırıdır. Ülkemizde yapılan son seçimde halkın iradesiyle Cumhuriyet Halk Partimiz Türkiye’nin birinci partisi olmuştur. Milletin iradesiyle yükselen bu büyük güç, halkçı belediyecilik anlayışıyla, ön seçim kararlılığıyla, şeffaf ve adil yönetim ilkeleriyle iktidarın korkulu rüyası haline gelmiştir. Ve şimdi, seçimle kazanamayacaklarını anlayanlar, zorbalığa başvurmaktadır! Hedef alınan yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi değil, milletin ta kendisidir. Erdoğan’ı sandıkta 4 kez yendiği için defalarca iktidarın saldırılarının hedefi olan Cumhurbaşkanı Ön Seçim Adayımız, Türkiye Belediyeler Birliği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu ve İstanbul’daki çalışma arkadaşları, belediye başkanlarımız, yol arkadaşlarımız, gazeteciler, fikir insanları, toplumun her kesiminden yurttaşlar bu sabah itibariyle gözaltına alınmıştır.”

Yaşananları demokrasiye doğrudan bir müdahale olarak yorumlayan Özaltan, tepkisini şu sözlerle sürdürdü:

“Milletin yerine karar vermek, halkın iradesinin yerine geçmek ya da ona engel olmak için güç kullanmak darbedir. Şu anda bir sonraki cumhurbaşkanını milletin belirlemesine engel olmak üzere bir güç devrededir. Bu güç, ülkeyi kendi iktidarı için rehin almak isteyen dar ve küçük bir çıkar grubudur. Bu güç bertaraf edilmezse, 86 milyon vatandaşımızın can ve mal güvenliği kalmayacak, ülkemiz felakete sürüklenecektir. Aynı şekilde, her türlü pervasızlığı kendine hak gören bu siyasi azınlık, bu sabah itibariyle Cumhuriyetimizin 100 yılı aşan temel ilkelerini ve işleyişini askıya almak ve çok partili demokrasi hayatımızı yok etmek için de harekete geçmiş durumdadır.”

CHP’nin bu süreci yalnızca parti meselesi olarak değil, tüm Türkiye’nin geleceğine dair bir mücadele olarak gördüğünü vurgulayan Özaltan, açıklamasına şöyle devam etti:

“Değerli yurttaşlarımız, Ekrem İmamoğlu ve Cumhuriyet Halk Partisi, adalet ve demokrasi talep eden herkesin ortak sesi, ortak nefesidir, ortak iradesidir. Bu mücadele, sadece Ekrem İmamoğlu’nun, sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin mücadelesi değildir! Bu, 86 milyonun geleceğine sahip çıkma mücadelesidir! Bugün de Ekrem İmamoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi ve 86 milyonluk büyük milletimiz bu darbenin karşısında sağlam ve dirayetli bir şekilde durmaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak iktidarın kumpaslarına dün boyun eğmediğimiz gibi bugün de boyun eğmiyoruz. Siyaseti iktidarın istediği sınırlarda yapmadık, yapmıyoruz. Ekrem İmamoğlu milletimize emanettir. Esas güç millettir ve en sonunda mutlaka millet kazanacaktır… Hiç şüphe yok ki yine öyle olacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak gücümüzü milletimizden ve Cumhuriyetimizden alıyoruz. Kararlıyız. Boyun eğmiyoruz.”

Özaltan, son olarak halka açık bir çağrıda bulunarak sandıkta güçlü bir yanıt verilmesi gerektiğini vurguladı:

“Milletin iktidarının müjdesini veriyoruz. Ülkeyi rehin almaya çalışanlara sesleniyoruz: Sandıktan kaçmayın! Mertçe mücadele edin! Ve buradan bütün milletimize sesleniyoruz, bütün Cumhuriyet sevdalılarını çağırıyoruz, 23 Mart’ta ön seçim sandıklarında buluşalım. Oylarımızla, irademizle, örgütlü gücümüzle, bu hukuksuzluğa dur diyelim! Her şey çok güzel olacak! Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”