Kartepe Çevre Platformu Başkanı Beyhan Korkmaz, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde yaptığı çarpıcı açıklamada, Türkiye’de çocukların ve gençlerin karşı karşıya olduğu derin sorunlara dikkat çekti. Açıklamada, çocukların yaşam haklarının dahi güvende olmadığını vurgulayan Korkmaz, bir neslin kayboluşuna tanıklık ettiğimizi dile getirdi.
Korkmaz "Bugün, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü. Çocukların doğuştan getirdiği hakları savunmak, onları korumak ve hayata geçirmek için bir gün. Ancak bu ülkede çocukların ve gençlerin yaşam hakları dahi ellerinden alınıyor!
Türkiye’nin dört bir yanından gelen haberler, bir neslin göz göre göre yok oluşunu haykırıyor. Daha geçtiğimiz haftalarda bir yeni doğan bebek çetesi tarafından öldürülen bebeklerin trajedisi hepimizin vicdanında bir yara açtı. Onlar dünyaya gözlerini açtıkları anda hunharca yaşamdan koparıldı.
Peki ya çocuklar? İntihara sürüklenen liseli gençlerimiz? Üniversite koridorlarında geleceksizlik girdabına kapılan pırıl pırıl zihinlerimiz?
Muammer Dereli Fen Lisesi’nde henüz 10. sınıf öğrencisi olan bir evladımız, eğitim sisteminin, sınav kaygısının ve gelecek belirsizliğinin yükü altında yaşamına okul camından atlayarak son verdi. Acılı ailesine, arkadaşlarına, öğretmenlerine sonsuz sabır dileriz.
Bu sadece bir vaka değil, ülkemizin çocuklarını nasıl koruyamadığının acı bir tablosudur. Okul camları neden kilitli sistem değildi? Okul güvenliği ve PDR hizmetlerinin yeterlilik durumu her konu tartışmaya açılmalıdır.
Üniversite gençliği de bu karanlık tabloyu tamamlıyor. Barınma, geçim, gelecek kaygısı ve işsizliğin altında ezilen nice genç, çareyi yaşamını sonlandırmakta buluyor. Türkiye’de sadece son bir yıl içinde onlarca üniversite öğrencisi, bu korkunç buhranın kurbanı oldu.
Bu ülkede çocuklar yaşamıyor, sadece hayatta kalmaya çalışıyor!
Dünya Çocuk Hakları Günü’nde konuşmamız gereken şey, çocukların sahip olduğu haklar değil; bizlerin onlardan çaldığımız hayallerdir. Sınav sistemleriyle ruhları ezilen, ailelerini geçindirmek için yaşlarından büyük yükler taşıyan, en temel haklarından mahrum bırakılan bir nesil yetiştiriyoruz. Çocuklar doğar doğmaz ölümle yüzleşiyor, gençler ise hayatta bir anlam bulamıyor.
Buradan açıkça soruyorum:
Çocukları korumak için ne yapıyoruz?
Gençleri geleceğe umutla bağlayacak hangi adımları atıyoruz?
Bebekleri bile yaşatmaktan aciz bir toplumun vicdanı nasıl rahat olabilir?
Bugün artık süslü sözler, mesajlar ya da törenlerle vakit kaybetme günü değildir. Artık bir şeyler yapmak zorundayız!
Taleplerimiz net:
1. Çocuk yoksulluğunu ve ihmali önlemek için acil bir ulusal politika uygulanmalıdır.
2. Eğitim sistemi yeniden ele alınmalı, sınav kaygısını ve eşitsizliği artıran yapı kökten değiştirilmelidir.
3. Çocukların ve gençlerin ruh sağlığını desteklemek için yaygın ve ücretsiz psikolojik destek merkezleri açılmalıdır.
4. Üniversite gençliğinin barınma ve geçim sorunları çözülmeli; işsizliğe karşı istihdam projeleri başlatılmalıdır.
5. Yeni doğan bebek çetesi gibi korkunç olayların bir daha yaşanmaması için yargı sistemi çocuk haklarını önceleyen bir anlayışla yeniden yapılandırılmalıdır.
Çocukların bu ülkede insanca yaşaması için herkesi harekete geçmeye çağırıyoruz. Onların hayallerine sahip çıkmak, bizlerin borcudur. Çocuklar ölmesin, gençler umutsuzluk girdabına sürüklenmesin.
Dünya Çocuk Hakları Günü, yalnızca bir anma günü değil, harekete geçip farkındalık yaratma zamanıdır"



