Geçen yıl ölümcül bir kanser türüne yakalanan ve bütün tıbbi yöntemlerin tükenmesinin ardından, birkaç haftalık ömrü kaldığını 3 ay önce öğrenen 14 yaşındaki JS isimli kız, yüzlerce yıl sonra bile olsa tekrar hayata dönmek ve bu yaşta toprağa girmemek için verdiği hukuk mücadelesini kazandı.
 
'ÖLMEK İSTEMİYORUM AMA ÖLECEĞİM. BİR ŞANS İSTİYORUM'

JS hastalığıyla ilgili kötü haberi aldıktan sonra; "Ölmek istemiyorum ama öleceğim. Daha uzun yaşamak istiyorum. Bir şans istiyorum" diyerek, öldükten sonra cesedin dondurulmasını ve yüzyıllar sonra tekrar canlandırılmasını öngören teknolojiden (cryogenics) faydalanmak istediğini söylemişti.

ANNESİ BU KARARI DESTEKLEDİ, BABASI İSTEMEDİ

JS'nin bu son isteği, boşanmış olan anne ve babası arasında büyük bir gerginlik yarattı. Annesi, yüzlerce yıl sonra bu hastalığa bir çare bulunursa biricik kızının tekrar dondurucudan çıkarılıp tedavi edilmesine ve hayatını sürdürmesine imkan tanıdığı varsayılan vücut dondurma teknolojisinin bir umut olabileceği konusunda JS'yi destekliyordu.
 
'DİYELİM Kİ 200 SENE SONRA HAYATA DÖNDÜ... KİMSESİ OLMAYACAK'

Kendisi de bir kanser hastası olan babası ise, 37 bin sterlinlik (155 bin TL) bu işlemin çok pahalı olduğunu ve gelecekte başarısızlıkla karşılaşılması ihtimalinin çok yüksek olduğunu savunarak, 2008 yılından bu yana görüşmediği kızının son isteğini kabul etmiyordu. Babasının diğer bir savunması da, "ABD'de yapılması gereken bu işlemin sonunda, diyelim ki 200 yıl sonra kızım hayata döndürülüp tedavi edilse bile, etrafında kimsesi olmayacak, hiçbir şey hatırlamayacak ve kendisini çaresiz bir durumun içinde bulacak" şeklindeydi...

BABASINI DEVREDEN ÇIKARMAK İÇİN MAHKEMEYE BAŞVURDU

Küçük yaşta ölecek olmanın ağırlığı altında ezilen JS, henüz reşit olmadığından, bir yaşam umudu gördüğü teknolojiden faydalanabilmek için tek başına başvuruda bulunamıyor ve annesinin ya da babasının onayını alması gerektiği söyleniyordu. JS, bunun üzerine, kendisiyle ilgili tüm kararlarda annesinin sözünün geçerli olması, babasının ise söz hakkından mahrum edilmesi için hukuki süreç başlattı ve mahkemeye göz yaşartan şu mektubu yazdı:

İŞTE GÖZ YAŞARTAN MEKTUP: TOPRAĞA GİRMEK İSTEMİYORUM

"Bu tuhaf şeyi neden yaptırmak istediğimi soruyorlar. Daha 14 yaşındayım; ölmek istemiyorum ama öleceğim. Yüzyıllar sonra bile olsa, uyandırılıp tedavi edilebilmem için dondurma işlemini bir şans olarak görüyorum. Toprağa girmek istemiyorum. Yaşamak ve daha uzun yaşamak istiyorum. Belki gelecekte hastalığıma bir çare bulunur ve beni uyandırırlar. Bu şansı değerlendirmek istiyorum. Vasiyetim budur...

"'ŞİMDİ ÖLÜYORUM AMA 200 YIL SONRA GERİ DÖNECEĞİM'

Mahkeme bu duygusal mektup karşısında, uzun etik tartışmaların da ardından kızın talebini kabul etti. Küçük JS, hayattaki son günlerinde bu hukuk zaferini kazandığı için çok mutlu oldu ve bundan birkaç gün sonra, 17 Ekim'de hayatını kaybetti. Küçük JS son günlerinde bir akrabasına "Şimdi ölüyorum ama 200 yıl içinde geri döneceğim" demişti. Son nefesini vermesinin ardından, Vasiyetinin yerine getirilmesi için tıbbı işlemler hemen başlatıldı ve cansız bedeni, dünyada bu işlemin yapılabildiği iki ülkeden biri olan ABD'ye gönderildi. Parayı anneannesi ve dedesi denkleştirdi.

Ceset daha sonra, yüzlerce yıl sonra uyandırılmak üzere, Michigan'daki 'Cryonics Institute' tesislerinde sıvı nitrojen tankına koyuldu. Gelecekte bu işlemin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ise bilinmiyor...

CESET DONDURMA İŞLEMİ NASIL UYGULANIYOR?

155 bin liralık faturası olan ceset dondurma işlemi, dünya üzerinde sadece ABD ve Rusya'da yapılıyor.İnsan öldükten hemen sonra cansız bedeni buz banyosuna yatırılıyor. Cesede, çürümeye karşı koruyan ilaçlar enjekte ediliyor.Ölümden 15 dakika sonra cansız bedenin ısısı 4 dereceye düşürülüyor.ABD ve Rusya dışındaki bir ülkeden gönderilecek cesetler, kuru buz içindeki özel metal tabutlarla, uçak ya da gemiyle gönderilebiliyor.Ceset, merkeze ulaştırıldığında, bilgisayar destekli bir sistem kontrolünde birkaç saat boyunca eksi 110 derecede nitrojen gazına maruz bırakılıyor.Bunu takip eden 2 hafta içinde vücut ısısı eksi 196 dereceye kadar düşürülüyor. Ardından da, bir gün hayata tekrar döndürülmeyi bekleyeceği, sıvı nitrojen dolu büyük tankların içine yerleştiriliyorlar.

1960'lı yıllarda geliştirilen bu teknolojiyi ABD ve Rusya'da ticari olarak uygulayan sadece 3 şirket bulunuyor.