Üç dönem boro başkanlığı yapmış olan Ümit Kocasakal'ı teröristlere yardım etmekle itham eden Karamürsel Belediye Başkanı İsmail Yıldırım hakkında suç duyurusunda bulundu. CHP Karamürsel Belediyesi Meclis Üyesi Ahmet Çalık, Orhan Demirel, Celalettin Yönet, Ali Kara,CHP Karamürsel İlçe Başkanı Şinasi Yazar, Kadın Kolları Başkanı Hamiyet Eraslan ve partililerin de destek verdiği Kocasakal suç duyurusunun ardından CHP Karamürsel İlçe Örgütü’nde yaptığı açıklamada, Yıldırım’a bir de teşekkür etti. Kocasakal, “Bu güzel ilçeye gelmemi sağladığı ve unutulanları bu süreçte bana hatırlatma fırsatı sunduğu için teşekkür borçluyum” açıklamasında bulundu.

Kocasakal yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Belediye başkanı olmak kişilere hakaret etme hakkı vermez ve teröre destek olanları görebilmek için de çok uzaklara bakmaya gerek bulunmamaktadır. Bir hukuk ve bilim insanı olarak yargı bağımsızlığı ve hukukla ilgili olanlar başta olmak üzere ülke sorunlarına karşı  duyarlılığım kamu oyunca bilinmektedir.

Nitekim bu çerçevede özellikle ülkemizin tam bir demokrasiye kavuşması, insan hakları ve yargı bağımsızlığının temelinde hukuk devletinin tesisine katkı sağlayabilmek adına bugüne dek yüzlerce televizyon programına, panel, forum, sempozyum gibi toplantılara katılarak düşüncelerimi toplumla paylaştım ve paylaşmaya devam edeceğim.

Nitekim bu kapsamda çeşitli siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, derneklerin, yurttaşların, talebi doğrultusunda bu tür toplantılara katılarak görüşlerimi aktarmaktayım. Ülkemizin önemli bir yol ayrımı olarak bir anayasa değişikliği referandumuna giderken bu tür talepler daha sıklıkla gelmekte ve imkanlar ölçüsünde bunları karşılamaya çalışmaktayım.

Önemle ifade etmek isterim ki , sıfatım, kimliğim, konumum, bu ülkeye olan sevgim ve bağlılığım gereği bu tür faaliyetleri ülkeme, milletime, tarihe, bu ülke için canını feda eden şehitlere, çocuklarıma karşı bir borç olarak görmekteyim. Ülke için çok önem taşıyan anayasa değişikliği ve buna bağlı olarak getirilen ‘Cumhurbaşkanlığı’ sistemi ile ilgili olarak bilgilendirmek üzere CHP Karamürsel İlçe Başkanlığı’nın daveti üzerine Karamürsel’de 17. 1. 2017 tarihinde gerçekleştirilecek konferansa katılmayı kabul ettim. Konuşmacı olarak katılacağım bu konferans için talebe rağmen Karamürsel Belediyesi tarafından salon verilmediği bilgisi tarafıma iletildiği gibi basına da yansımıştır. 

Bunun üzerine anılan konferans, Karamürsel Öğretmenevi’nde gerçekleştirilmiş ve konferansa her türlü görüşten ve partiden çok sayıda yurttaşımız katılmıştır. Karamürsel Belediyesi tarafından salon verilmemesi, Karamürsel Belediyesi’nin Şubat ayı meclis toplantısında gündeme gelmiş ve tartışma konusu olmuştur. Basına da yansıdığı üzere bu tartışma sırasında Belediye Başkanı bay İsmail Yıldırım şahsıma yönelik olarak gerçek dışı, onur ve saygınlığımı rencide edebilecek ağır hakarette bulunmuş şu ifadeleri kullanmıştır.

Elbette ki Yıldırım’ın şahsımı sevme, beğenme, düşüncelerimi benimseme, onaylama gibi bir zorunluluğu bulunmadığı gibi, bunun yanı sıra düşüncelerimi eleştirme hakkı mevcuttur. 

Hatta kamuya mal olmuş bir kişi olarak şahsıma daha sert, haşin, ağır eleştirilerin yönelmesi de doğaldır. Ancak Yargıtay’ımızın çeşitli kararlarında ortaya koyduğu gibi durumlarda dahi yapılmak istenen eleştiri bakımından lüzumsuz yere incitici ve tahkir edici sözcüklerin kullanılmaması zorunludur.

Oysa bir belediye başkanının konumunun gereği olarak sözlerine ve üslubuna daha fazla dikkat etmesi gerektiği gibi kendisinden eleştirilerini hakaret etmeksizin yapabilme birikim ve becerisine de sahip olması beklenir.

Gerçekten üç dönem baro başkanlığı yapmış, ceza hukuku öğretim üyesi olan bir kişiye, tamamen gerçek dışı, dayanaksız ve soyut bir biçimde terör destekçisi yaftalamasını, bu denli kolaylıkla ve fütursuzca yapabilmenin bir açıklaması olamayacağı gibi bunun hukuki bir bedeli de bulunmaktadır.

 Bu çevrede şahsımın ise hayatı boyunca terörle, terör örgütleriyle ve onların uzantıları ile nasıl mücadele ettiğim de basına, kamuoyuna yansıyan beyanlarımla ortadadır. Dolayısıyla yaptıklarım ve söylediklerim ortadayken, üstelik cemaat görünümlü bir çete tarafından yargılanmış bir kişi olarak kendimi kimseye özellikle bay belediye başkanına herhangi bir şeyi ispatlama gibi bir yükümlülük içinde hissetmemekteyim.

Ancak bazılarının bu ihtiyaç içinde oldukları açıktır. Üzerime atılan çamur bana yapışmaz, üstümden akar gider. Süreçteki savrulmaları hep birlikte izlemekteyiz. Benim ise başından beri iç içe kol kola olduğum, yaşamımı adadığım ve asla ayrılmayacağım tek yol Mustafa Kemal Atatürk’ün yolu, onun ilkeleri, cumhuriyetin kurucu değerleri ile bu değerlerin izdüşümü olan Anayasamızın iz düşümü olan ve Anayasamızın ilk üç maddesinde ifadesini bulan kuvvetler ayrılığına ve insan haklarına ve adalet düşüncesine dayalı demokratik, üniter, laik, sosyal hukuk devleti ve refah toplumu idealidir.Türkiye’nin geldiği noktada çıkışı budur.

Önemle belirtmek isterim ki bay belediye başkanının şahsımın konuşmacı olduğu konferans için salon tahsis etmemesi esasen Karamürsel halkına, bu ilçemizde yaşayan yurttaşlarımıza karşı bir davranış ve yasaktır. Gerçekten bir yerin belediye başkanı olmak, kişiye istediğini yapabilme, “dünya görüşünü beğenmediği kişilere” salon vermeme keyfiliğini ve hakkını vermemektedir.

Aksine belediye başkanı o yerde yaşayan tüm yurttaşlara kendisine oy versin vermesin eşit davranmak durumundadır. Kendisi hakkında tarafımdan bugün Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusu ve şikayette bulunulmuştur. Bunun yanı sıra hakkında tazminat davası açacağımı ve kazanmam halinde bu tazminata el sürmeksizin bir kısmını Mehmetçik Vakfı’na, bir kısmını Türk Polis Teşkilatı’nı Güçlendirme Vakfı’na bağışlayacağımı beyan etmekteyim.

Yıldırım’a da hem bu güzel beldeye kısa bir süre içerisinde gelmeme vesile oldu bu soruşturmalar ve davalar üzerinden bir takım unutulmaya yüz tutmuş şeylerin tekrar hatırlanmasına- tam da önemli bir dönemeçte hafızaları tekrar tazelemeye, kimlerin teröre kol kanat gerdiğini göstermeye imkan tanıdığı için teşekkür ediyorum.”

Karamürsel Belediye Başkanı İsmail Yıldırım, İstanbul eski Baro Başkanı Av. Ümit Kocasakal’ı teröristlere yardım etmekle suçlamış,  CHP’lilerin sert tepkisiyle karşılaşmıştı. Bilindiği gibi geçtiğimiz ay Karamürsel’de düzenlenen ve İstanbul Barosu eski Başkanı Ümit Kocasakal’ın katılacağı panel için Yıldırım salon vermemişti. CHP’i meclis üyeleri konuyu gündeme getirince İsmail Yıldırım, “Eski Baro Başkanı Ümit Kocasakal teröristlere yardım eden bir kişidir, siz nasıl olur da böyle birini Karamürsel'e getirirsiniz” deyince tansiyon yükselmişti.

Yıldırım’ın bu sözlerine büyük tepki gösteren CHP Meclis Üyesi Orhan Demirel, “Bu yapmış olduğunuz itham çok ağır bir ithamdır ve sizin gibi birine böyle bir ithamı yakıştıramadım. Bunun için özür dilemenizi bekliyorum. Bu ülkede 3 dönem Türkiye Cumhuriyeti baro başkanlığı yapmış bir kişiyi, terörist olmakla suçlamanız kabul edilir gibi değil. 

Sizin partinizin milletvekillerinin sınır kapılarında PKK militanlarını davul ile zurna ile kol kola karşıladığınızı ne çabuk unuttunuz. Şimdi bunları yapan bir siyasi partinin içerisinde yer alıp, bir de çekinmeden bizlerin davet ettiği ve şerefi ile onuru ile 3 dönem Baro başkanlığı yapan Ümit Kocasakal için terörist demenizi şiddetle kınıyorum” demişti. İsmail Yıldırım ise özür dilemeyeceğini ifade ederek, “Bu ülkede teröristlerin özgürlüğünü, teröristlerin söylemlerini savunanların, teröristlerle kol kola gezenlerin birlik ve beraberliği sağlayacağına inanmayan bir zihniyete sahibim.

Teröristlere kol kanat geren onların destekçiliğini yapan hiçbir konuşmacı, Karamürsel Belediyesine ait herhangi bir yerde program yapamayacaktır, hiçbir imkandan yararlanamayacaktır” ifadesine yer vermişti.

Kocasakal, Yıldırım hakkında tazminat davası da açacağını belirterek, kazanması halinde bunu Mehmetçik Vakfı, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ve Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'na bağışlayacağını sözlerine ekledi.