Taciz iddiası geçen yıl ekim- kasım ayları içinde Kepez ilçesindeki bir ortaokulda meydana geldi. 7'nci sınıf öğrencilerinden D.Y. okul idaresine başvurup, İngilizce öğretmenleri E.Y.'nin kendisini taciz ettiğini ileri sürdü. Öğrenci, öğretmenleri E.Y.'nin kalçasına vurup göğüslerine dokunduğunu ileri sürdü. Bunun üzerine okul idaresi rehber öğretmen eşliğinde diğer öğrencilerin de bilgisine başvurdu. Bir başka kız öğrenci de tacizle suçlanan öğretmeni cep telefonundan porno film izlerken gördüğünü iddia etti.

AĞIR CEZADA DAVA AÇILDI
Olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatılması üzerine önce sağlık raporu alan öğretmen, ardından ücretsiz izne ayrıldı. Tacize uğradığı ileri sürülen öğrenci de kaydını bir başka okula naklettirdi. Olayla ilgili Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Davanın ilk duruşmasına mağdur öğrencinin ailesiyle, tutuksuz yargılanan evli ve bir çocuk babası E.Y. hazır bulundu.  

'EN KÖTÜ ŞEY BAŞIMA GELDİ'
Suçlamaları kabul etmeyen İngilizce öğretmeni E.Y., "Bu iddialar tamamen hayal ve ütopik davranışlardır. Ben böyle bir şey yapmadım. Bir öğretmenin başına gelebilecek en kötü şey benim başıma geldi. İtibarsızlaştırıldım. Bunun üzerine daha fazla bu okulda çalışamayacağımı belirtip, önce sağlık raporu aldım, ardından ücretsiz izne ayrıldım. İsnat edilen şeyleri yapmam için geri zekalı olmam lazım" dedi.  

'BU ADAMIN ÖĞRETMENLİK YAPMAMASI GEREKİR'
Mağdur öğrencinin babası F.Y. ise sanığın sakinliğinin kendisini çileden çıkardığını söyledi. F.Y., "Yemin ederim ki kendimi zor tutuyorum. Sapık ruhlu, suçlu bu adamın öğretmenlik yapmaması gerekir. Benim çocuğum geceleri sayıklayarak uyanıyor" dedi. F.Y., davadan vazgeçme karşılığında kendilerine 'Maddi ve manevi ne gerekiyorsa yapalım' şeklinde teklifte bulunulduğunu da ileri sürdü.

'ÇOCUĞUMUN HAYATINI MAHVETTİLER'
Mağdur kızın annesi Ö.Y. ise okul idaresinin de olayı örtbas etmeye çalıştığını ileri sürdü. Okul müdürü ile olayı örtbas etmeye çalıştığını iddia ettiği öğretmenler hakkında da şikayetçi olduğunu söyleyen Ö.Y., "Ben okula gidince olayın çocuğumun ergenlik çağından kaynaklandığını iddia ettiler. Çocuğum şu an çok kötü durumda. Ben çocuğumu devletin okuluna devletin öğretmenlerine emanet ettim. Çocuğumun hayatını mahvettiler. Bu olay nedeniyle ailecek çok sarsıldık. Benim çocuğuma 'iftira attı' diyemezler. Bizler namusu ve şerefi için yaşayan insanlarız" dedi. 

'ERGENLİK PSİKOLOJİSİ'
Sanığın avukatı Fevzi Dersuneli ise olayın ergenlik çağına giren bir çocuğun psikolojisinden kaynaklanmış olabileceğini söyledi. Bir öğretmenin öğrencisine şefkatle dokunmasının bile taciz olarak değerlendirilmesinden endişe edilir hale gelindiğini belirten Fevzi Dersuneli, müvekkiliyle ilgili iddiaların tutarsız olduğunu söyledi. Dersuneli, müvekkili hakkında konulan adli kontrolün kaldırılmasını istedi. Bu talebi kabul etmeyen mahkeme, duruşmayı erteledi.