Darıca, Çayırova ve Dilovası ilçeleri ile birlikte Gebze merkezinde, Gebze bölgesinde dilendirilen çocukların sayısında her geçen gün artış gözleniyor. Üstelik dilendirilen veya kağıt mendil satıcılığı kılıfıyla da dilendirilen çocuklar sadece Suriye’den göç eden çocuklar değil. Çok sayıda yurdumuz çocuğu da çocukları dilendirerek sömüren şebekenin ağına düşmüş durumda. Geçtiğimiz aylarda bir televizyon kanalına yansıyan habere göre bu çocuklar dilendirilirken göz hapsindeki bir mesafeden sürekli kontrol altında tutuluyor ve “mesai” saati bitiminde ellerinde avuçlarında ne varsa sömürgenleri tarafından tahsil ediliyor.

Ülke genelinde aleni dilendirilen veya örneğin kağıt mendil ve benzeri ürünler sattırılarak dilendirilen çocukların sömürüsüne karşı Hükümet nezdinde alınan önlem ekseriyetle kamu spotları aracılığı ile halkı, “Aman onlardan bi’şi almayın, aman para vermeyin” şeklinde uyarmak. Oysa ki bu uyarının sokakta karşılığı yok. Dün Darıca Kazım Karabekir Mahallesi, Akminare Camii’nde dilendirilen üç çocuk çok sayıda kişiden para edindi. Yerel olarak alınan “önlem” ise zaman zaman belediyelerin zabıtalar marifeti ile toplanması. Üzerindeki paralara kamu adına el koyup dilencilerin şehir dışına gönderilmesi.

Ancak her iki önlem biçiminin de yetersiz olduğu ortada.  Giderek organize bir suç haline gelmeye başladığı dilendirilen çocuk sayısında her gün gözle görülür artıştan ötürü dahi anlaşılıyor. Dün Akminare Camii’nde dilendirilen çocuklardan ikisi Cuma namazının kılınmaya başladığı süreçte aralarında oyunlar oynamaya çalışması, fotoğraflarının çekilmeye başlandığını görünce ise adeta saklambaç oynamaya çalışmaları yürekleri burktu. Yetkililerin daha radikal önlemler ile soruna çözüm üretmesi bekleniyor. Sahipsiz bırakılan bu çocukların ilerleyen yıllarda terör örgütlerinden herhangi birine kanalize edilmesi riski de hayli yüksek. Çünkü boşta kalan hiçbir el sahipsiz kalmıyor. Biri tutmazsa, öbürü muhakkak tutuyor!