İstanbul'da evlilikleri boyunca şiddet uygulayan kocasından defalarca kez verilen uzaklaştırma kararına rağmen kurtulamayan 58 yaşındaki F.Ö. bir kez daha savcılığa başvurup suç duyurusunda bulundu. Ruh sağlığı ve algılama yeteneğinin bozulduğu tıbben raporlanan F.Ö., yaşadıklarını 2 sayfalık dilekçesinde anlattı.

Çorum'da 1980'de Kahraman Ö. ile evlenen ve eşinin ailesiyle birlikte yaşayan F.Ö, 4 yıl sonra İstanbul'a taşınınca eşinin fiziksel ve cinsel şiddete başladığını anlattı. F.Ö., eşinin gece vakti kendisini zorla ekmek almaya gönderdiğini, cinsel ilişkiye girmeyince duvara çarpıp kuyruk sokumumdaki kemiğin zedelendiğini ve 1.5 ay yürüyemediğini dilekçesinde dile getirdi. Banka müdürü olan kocası 2009'da emekli olunca kocasının zoruyla tekrar Çorum'a taşınan F.Ö, fiziksel ve cinsel şiddet artınca Aile Mahkemesi'nden eşi için uzaklaştırma kararı aldırdı. İddiaya göre Çorum'da geçen işkence gibi 4 yılda kocası, "Bak görüyor musun eşlerinden ayrılmak isteyen kadınlar, çatır çatır vuruluyor sokakta. Sizin ekmeğinizi ben veriyorum, seni sokağa atarım parasız pulsuz kalırsın" dedi.

MÜHENDİS OLAN OĞLUNA SIĞINDI

Sokağa bile izinsiz çıkamayan F.Ö.'ye, oğlunun yardımıyla getirildiği İstanbul Surp Agop Hastanesi'nde 'majör depresyon' teşhisi kondu. 1 hafta sonra eve dönünce şiddet kaldığı yerden sürdü. 2010'dan beri Kahraman Ö. hakkında 4 kez evden uzaklaştırma kararı verilmesine rağmen şiddet devam edince, F.Ö., Çorum'daki evini terk edip İstanbul'da elektrik elektronik mühendisi olan oğlunun yanına sığındı. Bir süre sonra da çocuklarının desteğiyle boşanma davası açtı. F.Ö., geçen yıl 18 Ağustos'ta savcılığa yazdığı dilekçesinde isyan ettiren şu ifadelere yer verdi: İki evladımla birlikte korkunç, sadist, insafsız baskı ve zulme karşı bir var oluş mücadelesi vermekteyiz. Bunlardan maalesef kurtulamıyoruz. Acaba ben ve çocuklarımın hayatına eşim tarafından son verildikten sonra mı hukuk ve yargı devreye girecektir...

"BABAMDAN TİKSİNİRDİM'

Çiftin kızları Z.S.Ö. de yaşadıklarını savcılık ifadesinde özetle şöyle aktardı: "Babam annemle cinsel yaşamından memnun olmadığını açık bir dille söylerdi. Bunu benimle konuşmasından tiksinirdim." Elektrik- Elektronik mühendisi olan oğulları S.Ö. ise "Annem ve kız kardeşim üzerindeki acımasız hâkimiyeti karşısında çaresiz kaldım. Ruhsal çöküntü nedeniyle Boğaziçi Üniversitesi'ndeki yüksek lisansıma devam edemedim" dedi.

SABAH